Bülbül’den Soylu’ya: Sen Esat Oktay isen biz de Kemal Pir’iz

Bülbül’den Soylu’ya: Sen Esat Oktay isen biz de Kemal Pir’iz

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bütçe görüşmelerinde partisine yönelik tehditlere karşılık veren HDP Milletvekili Kemal Bülbül, “Esat Oktay gibi grubumuzu, Kürt halkını, muhalefeti tehdit edene şunu söylüyoruz: Sen Esat Oktay Yıldıran isen, biz de Kemal Pir’iz” dedi. 

Meclis Genel Kurulu’nda görüşmeleri süren Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine ilişkin Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri söz aldı. 

İlk olarak söz alan HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül, kürsüye 12 Eylül Askeri Darbe döneminde yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren’in fotoğrafıyla çıktı. Bülbül, “Erdal Er şahsında; Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Arslan, Mahir ve İbo yoldaşları sevgiyle anıyorum. Bugün hepimiz Erdal’ız. Hepimiz 17 yaşındayız. Erdal’ı unutmayacağız” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’a seslenen Bülbül, “Kürtler ve Türkiye halkları anadilde eğitim istiyor. Anadilde eğitimi ihlal etmek bir suçtur. Alevi toplumunu, zorunlu din dersinin kaldırılmasını, eğitimin tek tipleştirilmesi uygulamasının kaldırılmasını istiyor. Eğitimde kullanılan şiddet ve nefret diline bir an önce son verilmesini istiyor. Bakın sabahtan beri telefonlarımız susmuyor.  60 bin mesaj geldi.  60 bin öğretmen atama bekliyor” ifadelerini kullandı. Bülbül devamla  “Evet 1876’dan bu yana Türkiye Anayasa’yla yönetiliyor. 1876’dan bu yana tüm bütçelerde Alevi toplumundan alınan vergiler camilere, Kürt halkından alınan vergiler Türkçe eğitime harcanmış. Romanlar, Domlar, Çerkezler, Araplar görmezden gelinmiş” diye belirtti.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun önceki gün  HDP’ye yönelik tehdit söylemlerini hatırlatan  Bülbül,  “En büyük inkâr ve nefret suçunu dün burada Süleyman soylu işledi” diyerek, “Süleyman soylu değil de sanki kürsüde Yeşil vardı, sanki Esat Oktay Yıldıran vardı. Esat Oktay gibi bizim grubumuzu, Kürt halkını, muhalefeti tehdit edene şunu söylüyoruz; “Sen Esat Oktay Yıldıran isen biz de Kemal Pir’iz. Bunu bilesin ve bunu bir yere yazasın. Bu nefret ve şiddet dilinden vazgeçeceksiniz. Hakkın, adaletin dilini kullanacaksınız. Denizler idama giderken Deniz, Hüseyin’e, ‘Yoksa çekiniyor musun?’ diyor, Hüseyin ise, ‘Denizim biz korkuyu Kerbela’da bıraktık’ diyor. Biz korkuyu Kerbela’da, Pir Sultan Abdal idama giderken, Madımak ’ta bıraktık. Hiç umudunuzu kaybetmeyin, çok yakında bu ırkçı, tekçi sisteme son vereceğiz” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir