Kürtlerin hayali

Kürtlerin hayali

Kürtlerin hayali: Ulusal Birlik… Uzun yıllardır Kürtlerin hayalini kurdukları ulusal birlik çabaları, son dönemlerde Kuzey Kürdistan’da seçim ittifakı olarak devam ediyordu. 24 Ekim 2020 tarihinde Amed’de yapılan açıklama ile ittifak, kalıcı stratejik ittifaka dönüştü.

Kürtlerin başat gündemlerinden biri olan ulusal birlik, uzun bir süre Kürt partileri arasında tartışageldi. 2007 yılında kurulan Demokratik Toplum Kongresi (DTK), kurulduğu günden beri Kürtler arasında ulusal birliği sağlama ve bunu stratejik bir boyuta getirmek için çalışmalar içerisinde oldu.

DTK’nin kuruluş amaçlarından biri de, toplumun tüm kesimlerinden temsiliyet düzeyinde yer alacakları bir kongreyi mümkün kılmaktı. Nitekim kongre kuruldu ve sivil toplum örgütlerinden siyasi partilere, dernek ve vakıflardan ekoloji çevrelerine, kadın örgütlerin gençlik kurumlarına kadar geniş bir yelpazenin kolektif mecrası oldu.

Kongrenin temel gündemi ise Kürt ve Kürdistani partileri bir araya getirmekti. Bu münasebetle de özellikle resmi statü sahibi olan Kürdistan’ın güney parçasının yetkilileri ile sistematik görüşmeler oldu.

Mesut Barzani ve Celal Talabani gibi Güney Kürdistan’ın hükümet yetkilileri ile görüşmeler yapıldı. Ulusal kongreyi toplamak ve Kürtler için ortak bir refleks, siyasi pratik ve sorunlara kolektif çözüm odağı olmak adına yapılan görüşmeler, yıllarca devam etti.

Özellikle 2013 ve 2015 yılları arasındaki zaman dilimi, bu görüşmelerin en sıklıkla ve verimli geçtiği yıllardı. Kuzey Kürdistan’da devam ‘müzakere süreci’nin AKP eliyle bitirilmesi, kuşkusuz Kürtler arasındaki birlik çalışmalarına da olumsuz etkide bulundu.

TARİHSEL ADIM

Her ne kadar Güney Kürdistan ile görüşmeler şu ya da bu düzeyde devam etse de, Kürt siyasal hareketi birliğin adımlarını Kuzey Kürdistan’da güçlendirmek için çalışmalarını sürdürdü.

7 Haziran 2015 genel seçimlerinde DTK öncülüğünde, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile diğer Kürt partileri bir araya geldi. ‘Seçim ittifakı’ olarak belirlenen süreç, esasında taktiksel ittifaktı. Sonraki 1 Kasım ve 24 Haziran 2018 genel seçimlerine kadar da bu ittifak devam etti. 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde ise ittifak yeni bir aşamaya geldi ve ittifak bileşenlerinden belediye eş başkan adayları gösterildi. HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, seçim ittifakını tarihsel bir adım olarak nitelemiş ve konuşmasında şu ifadelerde yer vermişti:

“Bugün burada bu açıklayacağımız ittifakla Kürt halkının ulusal birliğine hizmet edecek tarihsel bir adım atmış olacağız. Bu oldukça önemli ve değerli bir aşamadır. Halkımızın bizden beklentisi de budur. Bu ittifakın seçimlerle sınırlı kalmaması, Kürt halkının tüm siyasal bileşenlerinin ulusal birliği geliştirmesi çok önemlidir. Ulusal birlik halkımıza borcumuzdur. Qazi Mihamed’ten, Mele Mustafa Barzani’ye Mazlum Doğanlara, Vedat Aydınlara borcumuzdur. Onların bizlere bırakmış olduğu değerli mirasa borcumuzdur. Bu mirasa sahip çıkmak bizim görev ve sorumluluğumuzdur. İşte bunun için bugün buradayız ve bir aradayız.”

HALKIN ÇIKARLARINA ODAKLANILMALI

Böylelikle Kuzey Kürdistan’da oluşturulan taktiksel seçim ittifakı güçlenmişti. Kürtler arasında ittifak ve birlik ruhu gittikçe gelişirken, Türk devletinin özelde rojava, başur ve bakurda Kürtlere yönelik saldırıları da hız kesmeden artıyordu. Bilhassa Güney Kürdistan ve Rojava işgali, ittifakın iyice kenetlenmesini pekiştiriyordu. KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek de ANF’ye verdiği bir röportajında, Türk devletinin saldırılarının yaşandığını bir dönemde ulusal birliğin önemine şu değerlendirmelerle vurguda bulunmuştu: “Tüm bu saldırı ve kuşatma koşullarında Kürt partileri, aydınları ve stratejistleri ulusal mücadelede günü kurtarmak değil geleceği kazanmaya, taktik değil stratejiye, partinin değil halkın çıkarlarına odaklanarak kuşatma ve saldırıları etkisizleştirebilirler.”

KALICI İTTİFAK

Takvimler 24 Ekim 2020’yi gösterdiğinde Kürt siyasi partileri, ulusal birlik çalışmalarını ve Kürtlere yönelik saldırıları değerlendirmek amacıyla Amed’de bir toplantı yaptı. HDP, DTK, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Devrimci Demokrat Kürt Derneği (DDKD), İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA), Kürdistan Komünist Partisi (KKP), Kürt Demokratlar Platformu (PDK-Bakur), Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye (KDP-T) ve Azadî Partisi’nden oluşan ittifakın toplantısında “Kürdistanî İttifak’ın kalıcılaştırılması” kararı çıktı.

HDP Eş Başkanı Mithat Sancar da katılarak, konuşmasını kendisi yapmıştı. Bu kararlarının nedenini şu sözlerle açıklamıştı: “Bugün burada Kürdistani İttifak partileriyle bir araya geldik. HDP olarak Diyarbakır’da gerçekleştirdiğimiz ziyarete, buradaki programlar çerçevesinde böyle bir buluşmayı arzu etmiş ve dilekte bulunmuştuk. Sağolsun arkadaşlar toplantıyı organize ettiler, çok yapıcı ve verimli bir buluşma oldu bizler açısından. Pek çok konuda tüm açıklığıyla konuşma fırsatı bulduk. Bizler çok yararlandık bu görüşmeden ve bazı somut kararlar alma memnuniyetiyle ayrılıyoruz. Öncelikle seçime dönük bir ittifak olarak ortaya çıkan platformun, bundan böyle kalıcı hale gelmesi için çalışmaların yoğunlaştırılması konusunda görüş birliği oluştu.”

SİYASİ VE AHLAKİ SORUMLULUK

HDP Eş Başkanı Sancar, söz konusu görüşmeleri HDP olarak iki açıdan son derece hayati önemde gördüklerini vurgulamış ve şu değerlendirmelerde bulunmuştu: “Bu ittifaka çok büyük değer veriyoruz. Birincisi, Kürtlerin bir ulusal birlik meselesi vardır. Ulusal birliğin hayati önemi Kürtlerin ulusal varlığının tehdit altında olmasından kaynaklanmaktadır. Ulusal hakları ya tanınmıyor, inkar ediliyor ya da var olan haklarına yönelik amaçlı müdahaleler sürekli yapılıyor. Dolayısıyla ulusal varlıkları ve hakları tehdit altında olan bir halkın siyasi temsilcilerinin de ortak bir çizgide buluşma mecburiyetleri vardır. Kendi aralarında ortaklığı oluşturma yükümlülükleri ve sorumlulukları vardır. Bu sorumluluk her konuda görüş içinde bulunmayı şüphesiz gerektirmez. Temel konularda, ilkelerde ve hedeflerde buluşmak Kürt halkına karşı tarihi siyasi ve hatta ahlaki bir sorumluluktur.”

İTTİFAKA CEVAP OLARAK TÜRK İŞGALİ

24 Ekim 2020’de Sancar’ın ittifak adına yaptığı açıklamadan sonra, Kürt basının yegane gündemi ulusal birlik oldu. Zira Kürtlerin en büyük hayali gittikçe olgunlaşıyordu. Türk devletinin ise mevcut saldırıları daha çok arttı. Özellikle Güney Kürdistan işgali sınır tanımayan bir düzeye ulaştı ve sivillerin yoğun yaşadığı yerleşkelere askeri saldırılar hızlandırıldı. Bu, kuzeyde ittifaklarını kalıcılaştırdıklarını ve bundan sonra dört parça Kürdistan’ın birliği için de azami bir mesai içerisinde olacaklarını ilan eden siyasi iradeye bir cevap idi. Kürt partileri, kalıcılaştırdıkları stratejik ulusal birlik ittifaklarını siyaset üstü bir oluşuma tekabül ettiğinin altını çizerek, bundan sonraki süreci Kürt halkının da içerisinden yer alacağı geniş bir ittifak alanına dönüştüreceklerini vurguladılar.

YENİ KURULAN ‘KÜRT’ PARTİLERİ

Türk devletinin saldırılarının gittikçe yoğunlaştığı ve siyasal alanı da edilgen bir pozisyona çekmek için kirli politikalar yürürlüğe koyduğu böylesi bir süreçte, diktatoryal cumhur ittifakını destekleyen yeni “Kürt” partilerinin de kurulduğu görülüyor. Stratejik ulusal ittifakın bileşenleri yeni kurulan söz konusu bu partilere karşı temkinli olunması noktasında hemfikirler. Mevcut ve HDP ile ittifak halinde olan Kürt partilerinin AKP rejimine karşı net tavır almaları, Türk devletini kızdırmış olacak ki Osmanlı oyunlarına başvurmak için yeni “Kürt” partilerinin kuruluşuna izin verdi. Bu partilerin genel başkanlarının soluğu aldıkları ilk televizyon kanalı ise TRT 6 oldu. Kürt Demokrat Partisi Genel Başkanı Reşit Akıncı, TRT 6’da konuk olduğu programda AKP’nin kayyım rejimini överek yere göğe sığdırmamıştı.

windows 8.1 lisans

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir