Tek kişinin alacağı siyasal karar ülkeyi ate-şe götürür

Tek kişinin alacağı siyasal karar ülkeyi ate-şe götürür

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği “derhal tahliye” kararının yankıları devam ediyor.

AİHM’in kararını değerlendiren Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, kararın sadece Demirtaş ve HDP üzerinden okunmaması gerektiğini belirtti.

Karaman, “Bu karar Can Dündar için bir karardır, Canan Kaftancıoğlu’nundur, bu karar Kavala’nın ve Ahmet Altan’ındır. Bu karar bir bütün olarak CHP’nindir. HDP’yi saymıyorum bile doğrudan bu kararı ibraz etmesi halinde binlerce davası düşecek, serbest kalacak üyesi var. DTK’dan alınanlar, 6-8 Ekim’den cezaevinde tutuklu kalanlar… Tüm bunlar bu kararın sonuçları olacaktır” dedi.

Karaman, “Bugün itibarıyla Avrupa Konseyi’nden atılmaya dahi gidebilecek bir kararı makul devlet aklının ileri süremeyeceğini düşünüyorum. Ama bugün bütün siyasal sistem tek kişinin eline düşünce, o tek kişinin siyasal görüşü ülkeyi yangına da götürebilir. O tek kişiyi uyaracak kimse de yok zaten” ifadelerini kullandı.

Artı TV’ye konuşan Karaman şunları söyledi:

“Demirtaş, ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ demişti bugün geldiğimiz aşamada da Recep Tayyip Erdoğan başkan seçildi ama başkan olamadı. Kişisel kanaatim bu yönde. AİHM, 1923, yani Cumhuriyetin kuruluşundan beri en büyük sistemsel anayasal değişikliği 2017’de yapılan referandum ile geldiğini söylüyor. Bunun hakkını teslim ediyor. Fakat bu süreçte, etkili bir muhalifin bir yıl öncesinde tutuklanarak bu meseleye dair söz söyleme, aktif muhalefet yapma şansı tanınmadığını da söylüyor. 16 Nisan referandumunu şimdi herkes tartışıyor. Açıkçası ben parlamenter sistem olsaydı konunun buraya kadar geleceğini düşünmeyenlerdenim. Bugün itibarıyla Avrupa Konseyi’nden atılmaya dahi gidebilecek bir kararı makul devlet aklının ileri süremeyeceğini düşünüyorum. Ama bugün bütün siyasal sistem tek kişinin eline düşünce, o tek kişinin siyasal görüşü ülkeyi yangına da götürebilir. O tek kişiyi uyaracak kimse de yok zaten.

Konseye 47 ülke arasında daha önce böyle bir şey görülmedi. Türkiye Cumhuriyeti ülkesi böyle bir şeye kalkıştı. Bu karar ilklerin kararı. Birinci tutukluluk ile ikinci tutukluluğun devamı olduğu hatta ilk AİHM Büyük Daire kararından sonra Erdoğan, ‘Karşı hamlemizi yapar işi bitiririz’ diyerek zaten bu yargılamaya dahil olduğunuzu kendiniz itiraf etmiş oluyorsunuz.

Dolayısıyla sayın Demirtaş’a dönük bir, iki, üç … tutukluluk yok. Ortada Demirtaş’a yönelik baskın siyasal amaçlı bir yargı tacizi ve linci söz konusu. AİHM bunu görerek Türkiye Cumhuriyeti’nin önüne koymuş durumda. 

AİHM bu kararın dışında bir şey açıklaması için ancak devekuşu gibi kafasını kumun altına saklayarak kaçabilirdi. Bugün bu kararın önemini idrak edenler, bu kararın ne olduğunu iyi kavrayanlar en çok itiraz edenlerdir. Çünkü bu karar Can Dündar için bir karardır, Canan Kaftancıoğlu’nundur, bu karar Kavala’nın ve Ahmet Altan’ındır. Bu karar bir bütün olarak CHP’nindir. HDP’yi saymıyorum bile doğrudan bu kararı ibraz etmesi halinde binlerce davası düşecek, serbest kalacak üyesi var. DTK’dan alınanlar, 6-8 Ekim’den cezaevinde tutuklu kalanlar… Tüm bunlar bu kararın sonuçları olacaktır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir