AİHM eski Yargıcı Türmen; AİHM kararlarının tartışılması ürkütücü

AİHM’in tutuklu HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği karara dair AİHM eski Yargıcı Rıza Türmen, “Demirtaş’ın tutulmasının hukuksal bir dayanağı yok. AİHM...

Seçimli diktatörlükler kuran liderler…

özgür medyayı yıktılar, bağımsız kuruluşları zayıflattılar, muhalefetin sesini kıstılar... İstanbul, 15 Ocak 2021 Günlüğümün başına oturdum, notlar düşüyorum. İki haftalık tatil sonrası Trump ve Amerika'ya öylesine uzun daldım ki,...

WhatsApp geri adım attı

Gizlilik sözleşmesindeki değişiklikle tepki çeken WhatsApp, Mayıs ayına kadar kararı durdurdu. Gizlilik sözleşmesindeki değişiklikle tepki çeken WhatsApp, bir süreliğine geri adım attı.  WhatsApp'ın Twitter hesabından yapılan...

Almanya korona tedbirlerini sertleştirmeye hazırlanıyor

Almanya 31 Ocak tarihine kadar geçerli olan pandemi tedbirlerinin geçerlilik süresini uzatmaya ve önlemleri sertleştirmeye hazırlanıyor. Almanya’da Başbakan Angela Merkel'in eyalet başbakanlarıyla 25 Ocak tarihinde...

Gelecek Partisi yöneticisi Özdağ’a si-lahlı sa-ldırı

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ si-lahlı sa-ldırıya uğradı. Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ'a evinin önünde sa-ldırı düzenlendi. Özdağ’a yönelik saldırıyı partinin...

Nüfusun yüzde 25’ini aşılayan İsrail’de vaka patlaması

1.9 milyon kişiyi aşılayarak nüfusun yüzde 25'ine aşı uygulayan ilk ülke olan İsrail'de günlük Covid-19 vakaları hala 9 bin 500'ün üzerinde seyrediyor. Coronavirus aşısını nüfusunun...

Kürtçe’nin kaderi ço-cukların ellerinde!

Aynı Kategoriden

Milli Eğitim Bakanlığı Yaşayan Diller ve Lehçeler adıyla Eylül 2012’de Kürtçe(kurmancî, kirmanckî) dersini ortaokullarda seçmeli olarak yürürlüğe koydu. Barış sürecinde Kürtler gibi Kürtçe de nisbi de olsa nefes alabiliyordu.

Kürtçe’nin trend olduğu dönemde Mardin Artuklu Üniversitesi’yle beraber Muş ve Bingölde de açılan Kürt Dili ve Edebiyatı bölümlerine yüksek puan alan öğrenciler yerleşebiliyordu. Siyasi iklim gayet ılımlıydı, maalesef bu ılımlı iklim uzun sürmedi ve barış süreci bozuldu. O dönem olanları kronolojik şekilde yazmama gerek yok diye düşünüyorum çünkü hepimiz de biliyoruz neler olduğunu. Felaketler silsilesi tabiki direkt Kürtçeyi etkiledi, seçmeli Kürtçe dersini seçmek ateşten gömlek giymekle eşdeğer oldu. Gitgide Kürtçe dersi seçilemez oldu. Bunda siyasi iklimin etkisinin yanı sıra okul idaresiyle rehberlik servisinin katkısını(!) da göz ardı etmeyelim. Sınıf yokluğundan hocanın olmamasına kadar, başlarda diretme gücü olanların ısrarlarıyla açılan sınıflara da yetkin hoca olmadığından dolayı Kürtçe konuşabilen hocayı ders hocası yaparak çözüm bulunmuştu, tabi sonraları buna bile gerek duyulmamış.

Onbinlerce öğrencinin seçtiği hatta o dönem Milli Eğitim Bakanı’nın (Nabi Avcı) “bu kadar az başvuru beklemiyorduk” dediği, evet on binlerin (18 bin Kurmanci, bin 800 Zazaki) seçtiği derse bile az başvuru denildiği dönemden nereye geldi seçmeli Kürtçe dersi hep beraber izliyoruz. Peki izlemeye devam edecek miyiz ya da Milli Eğitim Bakanlığı’nın verdiği bu hakkı kullanacak mıyız?

Seçmeli Kürtçe dersinin önünde çok engel var! Bunlardan biri de hiç şüphesiz dersin seçtirilmemesi için ailelerin dini hassasiyetlerinin suistimal edilmesi: evet siyer, Kur’an ve Arapça gibi derslerin seçtirilmeye zorlanması, bu da bir çeşit ibadetmiş gibi bir hissiyat veriyor velilere, tabiki bu derslerin de seçilmesi öğrencilerin ve ailelerin iradesine kalmış bir durum fakat Kürtçe’nin tehlikede olması da göz ardı edilmemeli.

Ailelere anadilde eğitimin önemi, niye Kürtçe seçmeli dersi seçmeleri gerektiği, pedagojik faydaları tatmin edecek bir şekilde anlatılmalı, bunun için etkinlikler düzenlenmeli özellikle veli ve öğrenci odaklı çalışmalar yapılmalı. Kürtçe’nin de diğer diller gibi normalize edilmesi, bir değerinin olduğunu göstermek önemli çünkü maalesef ki aileler çocuklarının Kürtçe bilmekle hayatlarında pozitif bir etki görmeyeceklerine inandırılmış. Bunun arka planına ben burada giremesem de seçmeli ders için bu konuya da değinilmeli.

Seçmeli Kürtçe dersinin seçilmemesiyle beraber Kürtçe öğretmenlerinin atamaları da azaldı atama sayısı 3, 2, 1 gibi gayet ironik bir tabloya  ulaşmıştır. Hiç şüphesiz bu durum en çok Kürtçe öğretmen adaylarını etkiliyor. Diğer bölümlerin aksine Kürtçe bölümüne gelen öğrenciler atanamama konusunu bir bakıma baştan kabullenmiş oluyorlar. Seçmeli Kürtçe derslerinin seçilmemesi üniversitelerdeki Kürtçe bölümünün öğrenci kapasitesini de etkiliyor. Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Edebiyatı Bölümü 2020 yılında 10, Muş Alparslan 23, Bingöl ise 30 (kurmanci 20 – zazaki 10) lisans öğrencisini mezun etti. Eğer böyle giderse üniversitelerin mezun sayıları düşmeye devam edecektir. Öğretmenlerin yıllara göre atamaları da aynı hızla düşüş göstermektedir. 112 atamadan 59  tane aktif Kürtçe öğretmeni varken bu öğretmenler de ders saatlerini doldurabilmek için farklı derslere giriyorlar, bu da eğitimin durumunu gözler önüne seriyor. Son bir senedir mevcut pandemi ile birlikte online eğitim sistemi de Kürtçe dersi önünde önemli bir engel olmuş gibi görünüyor. Hem dersin açılmaması konusunda hem de öğretmen atama konusunda.

İşte tam bu nedenlerden dolayı 22 Ocak’a kadar sürecek olan seçmeli ders süresini verimli değerlendirip ulaşılabilinecek ne kadar veli ve öğrenci varsa ulaşılıp seçmeli Kürtçe dersi tercih etmeye yönlendirilmeli. Aileler bilinçli bir şekilde bilgilendirilmeli. Kürtçe’nin kaderini en çok çocuklar etkileyebilir. Biz aileleriyle Kürtçe konuşan son nesil olma yolundayız ve bu durumu değiştirmek çocukların ellerinde. Eğer bir dil sokağa, çocuklara kısaca hayata değmiyorsa sadece belirli bir zümrenin konuştuğu dil olmaya başladıysa istediği kadar yazılı eser versin, akademik olarak gelişsin, bu onu ölü bir olmaktan kurtaramıyor. Tam da bu yüzden seçmeli Kürtçe dersi seçilmeli.

Tüm Haberler

İlgili olabilecek haberler