Rüzgar döndü: Popülist siyasetin sonu geliyor

Rüzgar döndü: Popülist siyasetin sonu geliyor

‘HDP’yi kapatmak, “Türkiye’nin 6 Ocak baskını” olur. Ve ABD’deki gibi, AKP’de çözülmeye, merkezde toplanmaya yol açabilir.’

MHP lideri, Yargıtay Başsavcılığı’nın HDP için kapatma dava açmasını istedi dün… Hiç kuşkusuz mesaj, savcılığa değil, Erdoğan’a yazılmıştı; “Sen kapat, yoksa ben kampanya açacağım” diyordu.

Bahçeli, “yozlaşmış demokrasi arzusu taşıyanların, 6 Ocak’ta ABD Kongresi’ne yapılan boynuzlu baskından ilham aldıklarını” öne sürdü. Yanılıyor. Tam tersine, Kongre’yi basan boynuzlular, MHP çizgisini savunanlardı. Ve yaptıkları baskınla, sadece Trump popülizmini değil, Erdoğan-Bahçeli çizgisini de dinamitlediler.

Tarihin sarkacı, son 10 yılda çeşitli nedenlerle dünyayı popülistlerin ucuna savurdu. ABD’de Trump’ın, Fransa’da Le Pen’in, Almanya’da AfD’nin yükselişi, bunun işaretleriydi. Bu eğilim, Latin Amerika’dan Balkanlar’a, giderek Türkiye’ye kadar dalga dalga yayıldı.

Ben, Biden zaferinin, bu tarihsel sarkaçta bir dönüm noktası olduğuna, rüzgârı terse çevirdiğine inanıyorum. 6 Ocak baskını, bu eğilimi, hızlandırdı. Baskındaki vandallık, tüm dünyayı popülizmin vardığı boyuta dair dehşete düşürdü. Ama asıl etkiyi, Amerikan Cumhuriyetçi Parti’de yaptı. Parti, tabir caizse Trump’ı üzerinden attı. En yakınları Trump’ı terk ederken, merkez sağda mutedil bir çizgiyi savunan politikacılar, iş çevreleri, hatta muhafazakâr medya, tehlikeyi fark edip popülizme karşı net tavır aldı. Trump, tarihi bir hezimetle devrilip yalnızlaşırken, ondan sonra da yaşayacağı öngörülen “Trumpizm”, radikal bir azınlığın ideolojisi olarak marjinalleşti.

Biden yönetimi, şimdi bir yandan Trump’ın yarattığı tahribatı onarırken, bir yandan da merkez siyaseti tahkim edecektir. Cumhuriyetçiler, popülist siyasetle arasına net mesafe koyacaktır. Merkez sağda bu eğilimi Almanya’daki, Fransa’daki muhafazakâr partilerde de gözlüyoruz. 2020’ler, kurumsallaşmış merkezi siyasetin ihya yılları olacağa benziyor. Türkiye’de CHP-İyi Parti ittifakını da bu çerçevede görebiliriz.

Bu genel perspektiften bakınca, Bahçeli’nin HDP’yi kapatma projesini, Amerikan boynuzlularının Meclis’e saldırısına benzetmek mümkün… HDP’yi kapatmak, “Türkiye’nin 6 Ocak baskını” olur. Ve ABD’deki gibi, AKP’de çözülmeye, merkezde toplanmaya yol açabilir.

Erdoğan-Bahçeli ikilisinin düşmanlaştırmaya dayalı popülist radikalizmini, Trump’ın ve Trumpizmin finali bekliyor. Şimdi iş, merkez partilerin bugün yüzde 20’leri bulan ve baskı arttıkça büyüyecek olan kararsız kitleyi ikna etmesine, örgütlemesine kalıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir