Akşener: Erdoğan ve küçük ortağını iyi tanıyorum

Akşener: Erdoğan ve küçük ortağını iyi tanıyorum

Akşener: Erdoğan’ı, küçük ortağını, takındığı medeniyet ve hukuktan uzak tutumu konusunda, uyarmaya çağırıyorum. İYİ Parti lideri Meral Akşener, Selçuk Özdağ gazetecilere yapılan saldırılar ve MHP’lilerin soruşturmayı yürüten savcıyı t-eh-dit etmesine tepki gösterip Cumhurbaşkanı’na çağrı yaptı: Kendilerine yönelen en küçük sözlü saldırıya bile en üst perdeden cevap verirken, ülkenin siyasetçisi, gazetecisi, savcısı s-ald-ırıya uğrayıp, t-eh-dit edilirken sessiz kalamazlar. Bu olmaz, olamaz. Sayın Erdoğan’ı, küçük ortağını, bu konularda takındığı medeniyet ve hukuktan uzak tutumu konusunda, uyarmaya çağırıyorum.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “Bahçeli’yi uyarma” çağrısı yaptı. Akşener, kişisel Youtube kanalından yaptığı açıklamada gündemi değerlendirdi. Siyasetin, insanların birbirine hakaret ettiği bir alan olmaması gerektiğinin altını çizip “Milletimiz, ağır ekonomik koşullarla boğuşurken sırf siyasi ikbal uğruna, yanan ateşe odun taşımanın manası yok” diyen Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

DEVLET AŞIYI BULUR VE GETİRİR: Vatandaşın gözü ve kulağı aşıyla ilgili yeni haberlerde. İktidarın bu hassasiyete karşılık vermesi gerekiyor. Aşının temini ve uygulama süreçleriyle ilgili olarak bilgiler ve takvim net şekilde acilen açıklanmalıdır. Devlet, aşıyı getirmek için gayret sarf etmez. Bulur ve getirir.

İŞLEM YAPMAKLA MÜKELLEFLER: Gazeteci ve siyasetçilere yapılan saldırılar ile devletin savcısına yönelen tehditleri, milletin huzuru ve güvenliği açısından kaygı verici buluyorum. Son yaşananlarla ilgili olarak ilk ve en önemli muhatap Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. İçişleri ve Adalet bakanları da saldırganlarla ilgili vakit kaybetmeden işlem yapmakla mükelleftir.

SESSİZ KALAMAZLAR: Kendilerine yönelen en küçük sözlü saldırıya bile en üst perdeden cevap verirken, ülkenin siyasetçisi, gazetecisi, savcısı saldırıya uğrayıp, tehdit edilirken sessiz kalamazlar. Bu olmaz, olamaz. Sayın Erdoğan’ı, küçük ortağını, bu konularda takındığı medeniyet ve hukuktan uzak tutumu konusunda, uyarmaya çağırıyorum. Milletin derdi işsizlik, kaynamayan tencere, özgürlük ve ödenemeyen faturalar. İktidarın acilen hamaseti bırakıp, milletin gündemine odaklanması gerekiyor.

EŞİ, DOSTU BÜYÜKELÇİ YAPIP: Dış politika, diplomasi kanalları ve stratejik bir akılla yapılır. Dış politika eşi, dostu, yandaşı büyükelçi yapıp, ülkelerin liderleriyle arkadaşlık ilişkisi kurmaya çalışarak yürütülmez.

Türkiye artık AB üyeliği konuşulmayan, ABD ve AB tarafından yaptırım uygulanan bir ülke. Türkiye, Biden yönetimi altında ABD ile ilişkilerin nasıl olacağı da iktidarın amigoluk seviyesinde takındığı, Trump destekçiliği nedeniyle an itibarıyla belirsiz durumda olan bir ülke. Yeni dönemde, Türkiye-ABD ilişkilerinin gelişmesi ve normalleşmesini umuyorum. S-400 alımı, F-35 projesinden dışlanmamız ve gelen yaptırımlar nedeniyle gerilen ilişkilerin milli menfaatlerimiz çerçevesinde akıl ve sağduyu ile tamiri en doğru yol olacaktır. Biden yönetimi, Türkiye’nin egemenlik hakları ve menfaatleri olduğu gerçeğini unutmamalıdır. Türkiye’yi S-400 alımına iten nedenler arasında ABD’nin bir önceki yönetiminin adımlarının da önemli etkisi olmuştur. Biz, gerekli gördüğümüz taktirde ülke savunmamız için her adımı atabilir, her masaya oturabiliriz. Türkiye’nin NATO’nun önemli bir parçası olması güvenlik açığı yaşama pahasına tüm güvenlik mekanizmasını tek bir yere bağlayacağı anlamına gelmez. S-400 meselesi, çözülemez bir mesele değildir. Yeter ki, Türkiye’yi itip kakan bir tavır sergilenmesin.

DİN VE MEEZHEP KONULARINDAN ARINDIRILMIŞ BİR DIŞ POLİTİKA: Türkiye’nin, dünyanın bu yeni dönemine, liyakatli diplomasi kadrolarıyla milli menfaatlerini gözeterek hazırlanması gerekiyor. Komşularımız veya başka ülkelerin iç işlerine karışmayı artık bırakın. Atatürk’ten bizlere yadigar olan ilkeler doğrultusunda Rusya’yı tahrik etmeyin, Arap ülkeleri arasındaki anlaşmazlıklara müdahil olmayın. Açıkça talep gelmedikçe, komşuların iç sorunlarında ve ikili ilişkilerinde arabuluculuğa soyunmayın. Din ve mezhep konularından arındırılmış bir dış politika benimseyin. Girdiğiniz Ortadoğululaşma yanlışına artık son verin. Uluslararası anlaşmalarla sağlanan edinimlerimizi koruyun, ahde vefa ilkesine bağlı kalın. Terörle mücadelede tavizsiz olun. Düzensiz göç ve başta insan kaçakçılığı olmak üzere, tüm uluslararası kaçakçılık şebekeleriyle mücadele edin. AB’ye tam üyelik perspektifini yeniden rayına oturtun. Demokrasi, hukuk, adalet ve özgürlükler alanlarında girdiğiniz yanlış ve tehlikeli yoldan acilen dönün.

BU UCUBE SİSTEM: Partili cumhurbaşkanlığı sistemi ile Türkiye’nin ne dış politikada ne de memleketin iç meselelerinde mesafe alabilir. Bu sistem, Türkiye’nin potansiyelini hayata geçirmesinin önündeki en büyük engel. Bu ucube sistem sürdükçe cehalet, vizyonsuzluk, beceriksizlik, yandaş kayırma, haksızlık, hukuksuzluk, yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar, milletimizin çilesi, gençlerimizin sıkıntısı sürer. Geçen 2,5 yılda yaşananlar bunun şahidi. Bu sistemle ilgili yaptığımız tüm uyarılarda haklı çıktık. (AA)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir