Kılıçdaroğlu: Anaokula giden çocuğun anlayacağı dille soruyorum; 128 milyar doları hangi yöntemle satın?

Kılıçdaroğlu: Anaokula giden çocuğun anlayacağı dille soruyorum; 128 milyar doları hangi yöntemle satın?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuşuyor. CHP lideri, “Zor günlerden geçiyoruz” diyerek başladığı konuşmasında herkesin üzerine düşen görevler olduğunu söyledi. Kılıçdroğlu, “Herkes üzerine düşeni yaptı. Ama üzülerek ifade edeyim, Saray’da oturanlar üzerine düşeni yapmadılar. Kibirle bir devlet yönetilmez. Dövizi olan daha fazla kazandılar. Esnafa, çiftçiye, emekliye, taksiciye ne verildi? Biz fedakarlığı toplumun her kesimi yapsın dedik” ifadelerini kullandı.

Türkiye için turizmin çok önemli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, Fransa, İtalya, İspanya gibi ülkelerin turizmcilere hibeler verdiğini,  Türkiye’de ise iktidarın hem turizmciyi hem de esnafı bitirdiğini belirtti. Kılıçdaroğlu, gündemdeki “128 milyar dolar” konusu içinse “anaokuluna yeni başlayan çocuğun anlayacağı dille soruyorum” diyerek şu soruları yöneltti:

“1-128 milyarı hangi yöntemle sattın? Bunu bilmeye hakkım var. 2- Bu satışı hangi tarihlerde yaptın? 3- Hangi kurdan sattın? 4- Kimler aldı bu dövizi? 5- Bu satış işleminin altında kimlerin imzası var?” Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satırbaşları şu şekilde oldu: “Bizim belediyelerin olduğu yerde, hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek, telefonlarınız gece gündüz açık olacak. Hiçbir ayrım yapmadan, bu topraklarda yaşayan herkese eşit hizmet götüreceğiz. Erdoğan diyordu ya, süt dağıtacağız diye, hani süt dağıtmıyor. 

“Türkiye zor günlerden geçiyor. Bir salgın dönemindeyiz doğru, her bir vatandaşımız canı çok değerlidir doğru. Herkese düşen görevler var, bunların yapılması gerekiyor. Nelerin yapılması gerektiğini ifade ettik. Bu sorun ortak sorun. Dolayısıyla bu sorunu en hafif bir şekilde atlamamız için hepimize düşen görevler vardı. Bilim Kurulu vardı, Bilim Kurulu bize güven veriyordu. Bilim Kurulu’nun yaptığı açıklamalara biz de uyarız dedik. Biz sözlerimize öneriyle başladık. Salgınla mücadelenin ekonomik boyutu da var dedik. Dedik ki, israftan vazgeçin tasarruf yapın, herkes fedakarlık yapsın dedik. Herkes üzerine düşeni yaptı, ama üzülerek ifade edeyim Saray’da oturanlar üzerlerine düşenleri yapmadılar. Kibirle bir devlet yönetilmez. Devleti yönetenlerin toplumun sorunlarına kilitlenmesi gerekir. Bunlar bunu yapmadılar. Dövizi olanlar daha fazla kazandı. Esnafa, çifçiye, emekliye, taksiciye ne verildi? Biner lira, üç ay. Bunlar nasıl geçinecek, bunları söyledik. Saray’ın beslemeleri o fedakarlığın tamamen dışında kaldılar.

“Söyledim bir daha söylüyorum, bu kamu özel işbirliği milleti ililklerine kadar sömürüyor. İktidar olduğumuzda ilk yapacağımız iş, bunların tamamını kamulaştırmak. Bugün doğan çocuğun, evladı olacak evlenecek, onun bile evladına yük getiriyorlar. Yazık günah değil mi bu memlekete. Vatandaşlarımız o köprülerden, yollardan, havaalanlarından onların istediği parayı vermeden geçecek. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir