AKP İsrail’den vazgeçemiyor

AKP İsrail’den vazgeçemiyor

Son yıllarda, özellikle Türk hükümeti tarafından,Türkiye-İsrail ilişkileri diplomatik açıdan oldukça problemli gibi gösterilse de, her geçen gün artan ticaret hacmi durumun tersini gösteriyor. Diplomatik alanda yaşanan gerginliklere rağmen Türkiye ve İsrail arasındaki ticari ilişkiler neredeyse en üst seviyede. Amerika’nın Sesi radyosuna konuşan İsrailli iş adamları Türkiye-İsrail arasındaki ticaret hacminin 4 milyar dolara ulaştığını belirtiyor.

Akp hükümetinin İsrail’e yönelik, meydanlarda “Filistin halkının yanındayız”, “kınıyoruz”, “protesto ediyoruz”, “lanetliyoruz” açıklamalarına rağmen iş ekonomik ve askerî ilişkilere geldiğinde 180 derece değişiyor. Türkiye ile İsrail ticari ilişkileri son on yılda hacim olarak en büyük genişlemeyi yaşadı. “One Minute” denilen yıllarda bile hiç ama hiç sekteye uğramadı. Kapalı kapılar ardından para trafiği ve alışveriş devam ettirilerek, gizli anlaşmalardan taviz verilmedi. Yıllara göre bakıldığında Türkiye’nin İsrail’den ithalatındaki artışın, en gergin zamanlarda bile, devam ettiği görülüyor. AKP iktidarının başlangıcında 505 milyon dolar olan ihracat 2002’de 544 milyon dolara çıkmıştır. İsrail, Türk Hava Kuvvetleri’ndeki uçaklarda kullanılmak üzere gelişmiş elektronik savaş sistemleri verdi.  Gizli tutulan savunma alanındaki ticaretin hacmi de eklendiğinde rakamların çok daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. 

Diplomatik alandaki gerilime rağmen, Ankara İsrail’le savunma sanayii alanındaki işbirliği hep devam etti. Türkiye, İsrail’den yüksek teknoloji gerektiren savunma sanayi ürünleri alırken, İsrail ise, Türkiye’den daha çok askeri bot, üniforma gibi malzemeler alıyordu. Savunma sanayindeki işbirliğinin düzeyi yakın müttefikler arasındaki ilişkiyi ifade ediyor. Özellikle AKP döneminde İsrail, Türkiye’yi bir müttefik olarak kabul etti. Bölgede İsrail’e karşı düşmanlık sergilemeyen tek ülke Türkiye oldu. Türkiye, İsrail ve komşuları arasında diplomatik anlaşmazlıklarda aracı oldu. Örneğin 2009’da İsrail ve Suriye arasında barış görüşmelerine aracılık etti. Türkiye’nin İsrail ile olan yakın ilişkisinden elde ettiği avantajların en somutu, güçlü temellere oturmuş askeri işbirliği geliştirmiş olmasıydı. Türkiye askeri işbirliği çerçevesinde birçok anlaşmalayla, askeri ve istihbarat konularında kapasitesini yükseltti, askeri uçaklar ve silahlar aldı, İsrail ile müşterek askeri eğitimler ve tatbikatlar gerçekleştirdi. Türkiye’nin İsrail ile olan yakınlığı ABD siyasi sisteminde ülkeye pratik bir avantaj da sağladı.

2002 yılında 170 adet Amerikan M60 tankının yenilenmesiyle 1 milyar dolarlık anlaşma, İsrail’in Filistin’e yönelik şiddetli saldırılarının gerçekleştiği bir sırada imzalandı. Bu, o dönem pek çok tartışmayı da beraberinde getirmişti. Ayrıca istihbarat için insansız hava araçları da İsrail’den alındı.Bazı bağımsız gözlemciler AKP’nin İsrail ile bazı sorunları iç politika malzemesi yaparak özellikle seçim dönemlerinde destek topladığını iddia etmişti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan yazar ve siyasi yorumcu Muhammed Ebu Mihadi, Türkiye’deki mevcut sistemin bütün dünya tarafından tecrit edildiğini belirterek, Türkiye’nin yaptırımlara maruz kalacağını söyledi. Türkiye’deki iktidarın ABD ile ilişkilerini düzeltmek için İsrail’le arasını iyi tutmaya çalıştığını ifade eden Mihadi, “Türk lirası her geçen gün değer kaybederken Erdoğan iktidarı bunu durduramıyor. Türk ekonomisi dünyanın en kötü ekonomilerinden biri olma yolunda hızla ilerliyor. Ankara’nın Ortadoğu devletlerine yönelik izlediği düşman siyasetinin bir sonucu olarak ekonomik kriz tırmanmaya devam ediyor. Akdeniz’den Afrika’ya oradan Kafkasya’ya kadar her yere elini uzatıyor. Bu siyaset nedeniyle uluslararası kamuoyu Türk devletine yaptırım uygulamak için fırsat kolluyor. Türkiye’de muhalefetin hızlı yükselişi AKP’nin gidici olduğunu gösteriyor” dedi. Mihadi şöyle devam etti: “Ankara’nın düşman siyaseti bu saatten sonra sınırlanacaktır. Özellikle ABD’de Joe Biden’ın iktidara gelmesi, Erdoğan Türkiye’sinin planlarını bozacaktır. Erdoğan, kendisini bekleyen tehlikenin farkında. Joe Biden’ın Türkiye’deki sisteme karşı tutumu açıkça ortadadır. Erdoğan, ABD ile ilişkilerini geliştirmek için ilk olarak İsrail’le ilişkileri düzeltme anlaşmasına imza attıklarını duyurdu. Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkiler hiçbir zaman kesilmedi. Sadece bazı dönemlerde ufak anlaşmazlıklara sahne oldu. Mavi Marmara olayında ilişkiler biraz gerilse de ekonomik ilişkiler hiçbir zaman kopmadı. Erdoğan’ın İsrail ile istihbarat ilişkilerinin sürdüğünü  söylemesi de bu iki devlet arasındaki ilişkilerin hiçbir zaman kopmadığının kanıtıdır. Hatta Tel Aviv’le olan ilişkiler her geçen gün güçlenmeye devam ediyor.” Türkiye’deki yönetim sisteminin ve iktidarın yok olmaya doğru gittiğini kaydeden Mihadi, “Türkiye’de demokratik bir seçim gerçekleşirse iktidar büyük bir şok yaşar. Muhalefete yönelik işlenen büyük suçlar, gazetecilerin ve hukukçuların tutuklanması, sivil toplum kuruluşlarının etkisini azaltan yasaların çıkarılmasına rağmen Türkiye’de büyük bir değişim yaşanacaktır. Mevcut iktidara terörist gruplar ve İhvan dışında hiç kimse destek vermiyor. Bunun nedeni Suriye, Irak, Libya ve Karabağ’da büyük suçlar işlemeleridir” ifadelerini kullandı. Anha

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir