HDP Eş Genel Başkanı Sancar: Bu dava Türkiye’de demokrasi mücadelesine karşı açılmış bir dava

HDP Eş Genel Başkanı Sancar: Bu dava Türkiye’de demokrasi mücadelesine karşı açılmış bir dava

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Meclis grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Grup toplantısı, Orhan Doğan’ı ve Şeyh Sait’i anarak başladı. Sancar, “Ömrünü demokrasi ve barış mücadelesine adayan çok sevgili dostum yoldaşım Orhan Doğan, bundan 14 yıl önce aramızdan ayrıldı. Kendisini buradan saygıyla, özlemle ve minnetle anıyorum. Orhan Doğan barış ve onurlu yaşam mücadelesin bir meşalesidir” dedi.  Türkiye’deki demokrasi güçlerinin mücadelesinde finale yaklaştığını belirten Sancar, “İçinden geçtiğimiz bu dönem tekçi, baskıcı, inkarcı zihniyetle eşitlik, adalet ve özgürlük isteyen zihniyet arasında mücadelenin final yolu olacaktır. Finale doğru gidiyoruz. Bu ülkedeki tüm ezilenlerin mücadele ortaklığını pekiştirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu sisteme alternatif olan partinin HDP olduğunu söyleyen Sancar, “Biliyorlar bu sisteme gerçek alternatif; halklar için özgürlük, inançlar için eşitlik, gençler için umut ve kadınların hayatlarını kendilerinin belirlediği bir düzendir. İşte bu fikriyat HDP’nin temelidir. HDP’ye bu kadar saldırmalarının sebebi budur” dedi. “Her bir suç odağı kendini güvence altına almaya çalışıyor” diyen Sancar, “Şimdiden güvenli mevziler yaratmaya çalışıyorlar. Çünkü i̇ktidarın gittiğini görüyorlar. Fakat biz oturarak bu sonu beklemeyeceğiz. Demokrasi, özgürlük ve eşitlik mücadelesini sürdüreceğiz” dedi. 

“Hakikat ve adalet mücadelemizi sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğiz” diyen Sancar, “Yolsuzlukluk, yoksulluk, zulüm üreten bir yıkım sistemiyle karşı karşıyayız.  Ortaya saçılanların haddi hesabı yok ama kime sorarsanız bunlar daha buz dağının görünen kısmı.  Boğazına kadar yolsuzluğa, talana, ranta bulaşmış kurumlardan medyasına, yargısına, bürokrasisine varıncaya kadar her yeri bu kirlilik çarkının dişlisi haline getiren bir iktidar düzeni var bu ülkede. Bu mafyatik düzeni değiştirmek için mücadele ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Şeyh Said ve 47 arkadaşının idam edilmesinin 96 yıldönümüne değinen Sancar, şunları söyledi: “Onu da saygıyla anıyorum, zulme baş eğmeyen, zulüm karşısında diz çökmeyen Şeyh Said’in direniş mirası demokrasi ve barış mücadelemizde yaşamaya devam edecektir. Değerli canlar, geçtiğimiz Perşembe ve Cuma günü Dersim’de idik. Eşit yurttaşlık ve halklar buluşması gerçekleştirdik. İlk gün Seyid Rıza Meydanı’nda halkımızla buluştuk. ‘Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim bu bana dert oldu ama sizin önünüzde de diz çökmedim, bu da size dert olsun’ diyerek darağacına yürüyen Seyit Rıza’ya ve bizi bağrına basan halkımıza yaşadığımız tarihsel deneyim ve mücadeleler ışığında o yalanlarla baş etmeyi öğrendiğimizi, doğruluğun ve dürüstlüğün kültürünü ve siyasetini inşa ettiğimizi, bu yolda mücadeleden vazgeçemeyeceğimizi bir kez daha haykırdık.” 

“Karşımızda bulunan sistem on yıllardır aynı araçlarla aynı yöntemlerle aynı şahıslar işliyor. Bunlarla varlığını sürdürüyor.  Ayak izlerine bakarak suçun merkezi durumundaki mağaradan uzaklaşmamak.  Hep birlikte yapmamız gereken şey suçun merkezine doğru ilerlemek. Bugün suçun en büyük merkezi tepeden tırnağa mafyalaşmış, yalan, talan ve kan iktidarının düzenidir. Bu temizliğiyle, inancıyla, kararlılığıyla bu düzenden ve sistemden çıkışı sağlayacak güç HDP’nin mücadelesidir. Saldırıların sebebi budur. Biliyorlar bu sisteme gerçek alternatif halklar için özgürlük, inançlar için eşitlik, emekçiler için refah, gençler için umut, kadınlar için hayatlarını kendilerinin belirlediği bir düzen. İşte bu fikriyat HDP’nin temelidir. Bu temizliğiyle, inancıyla, kararlılığıyla bu düzenden ve sistemden çıkışı sağlayacak güç HDP’nin mücadelesidir. Saldırıların sebebi budur. Biliyorlar bu sisteme gerçek alternatif halklar için özgürlük, inançlar için eşitlik, emekçiler için refah, gençler için umut, kadınlar için hayatlarını kendilerinin belirlediği bir düzen. İşte bu fikriyat HDP’nin temelidir. HDP’ye saldırıyorlar, saldırmaya devam edecekler. Bu iktidarın korkusu büyüktür, HDP iktidarın kimyasını bozmuştur.

Demokrasi güçleri 24 Haziran’da Demokrasi Konferansı’nı gerçekleştirdi. Görevimizi kimseye havale etmiyoruz. Mücadelenin her alanında var olacağız. Görev ve yol sadece partimizin kurullarında oluşmuyor. Bundan sonra yürüyüşümüzün her aşamasını Türkiye’nin ezilenleriyle, dışlananlarıyla, emekçileriyle, halklarıyla bir araya gelerek gerçekleştireceğiz. Kapatma davasında savunmayı sadece bizim hukuk büromuz yazmayacak. Çünkü bu dava sadece HDP’ye karşı açılmadı. Bu dava Türkiye’de demokrasi mücadelesine karşı açılmış bir dava.

Savunmayı da mahkeme salonlarında okumak için yazmayacağız. Bu savunmayı hukuk yoluyla demokrasi mücadelesinin gelecekte parlak bir belgesi olacak şekilde hazırlayacağız.  Şüphesiz bu iddianameyi çürüteceğiz. Zaten bu iddianame çürük, yine de işimizi ciddiye alıyoruz.  Demokrasiyle hukuk mücadelesini nasıl buluşturduğumuzu göstereceğiz. Şüphesiz bu iddianameyi okuduklarında vicdanları harekete geçecek hukukçular vardır, AYM’de de hâlâ bu rezalete karşı içi sızlayan hâkimler var. AKP’li yurttaşlar; eğer size korku salarak derlerse ‘biz iktidardan gidersek bütün kazanımlarınız gidecek’ buna inanmayın. Sizin haklarınızın da, bütün yurttaşların hakları ve kazanımları gibi bizim sorumluluğumuzdadır. Biz tüm yurttaşların haklarının güvencesiyiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir