Dünyanın en kötü insanı

Dünyanın en kötü insanı

İçişleri bakanı Süleyman Soylu’ya gazeteciler bir soru soruyor. O da ‘ben dünyanın en kötü insanıyım’ cevabını veriyor. Bizce de Süleyman Soylu dünyanın en kötü insanlarından biri; hatta en kötüsü. Ne diyelim, Allah konuşturuyor. Aslında Soylu, bu söylemi ile kendini kötü insan olma durumundan kurtarmak istemiştir. Zira toplumda bu tür cevaplar kendisinin öyle olmadığını göstermek için söylenir. Bu aynı zamanda suçluluk psikolojisi yaşayanların bir savunma yöntemidir. Kendini temize çıkarma yöntemidir. Bundan dolayı Süleyman Soylu’nun bu söylemini en iyi psikologlar değerlendirir; Çünkü Süleyman Soylu psikolojisi bozulmuş bir kişiliktir. Normal bir insan değildir. Zaten Türkiye’de Kürt düşmanı, demokrasi düşmanı, Alevi düşmanı, kadın düşmanı olanlar normal insan değillerdir; ya da bu zihniyetleri nedeniyle normal insan olmaktan çıkarlar.

Süleyman Soylu söylemeden de biz onun kötülükler prensi olduğunu söylüyorduk. Rusya’da Rasputin’e kötülükler prensi derlermiş. Oysa Rasputin Süleyman Soylu’nun yanında sütten çıkmış kaşıktır. Süleyman Soylu’ya göre kötülük yaptıkları insan değildir. Onlara her türlü kötülük yapılabilir. Zaten Süleyman Soylu’nun şefi kendisi gibi düşünmeyenlere hep ‘bu daha iyi günleriniz’ demiyor mu? Daha önce HDP’lilere böyle söylemişti. En son olarak da İyi Partililere söylemiştir. Aslında bu tür sözler kendisi gibi düşünmeyen, Türkiye hayalleri Tayyip Erdoğan ve Süleyman Soylu gibi olmayan herkese söylenmiştir. Bu söylemler, ‘şimdiye kadar gördüğünüz zulüm ve kötülükler ne ki, siz daha fazlasını göreceksiniz, anlamına geliyor. Bunu söyleyenler dünyanın en kötü insanı olmazlar mı? Süleyman Soylu’ya göre kötülüğü hak eden insanlar ve topluluklar var. Kötülüğü hak etmeyenlere bir şey yok. Süleyman Soylu ‘biz herkese değil, kötülüğü hak edenlere gerekeni yapıyoruz’ diyor. ‘Bizim gibi düşünün hiçbir kötülük görmezsiniz’ demek istiyor. Zaten insan gibi insan olanlar kendisi gibi düşünmeyenlere kötülük yapmayanlardır.

Süleyman Soylu ‘ne yapıyorsam vatanım için yapıyorum’ diyor. Vatan için yapılan kötülükler de kötülük sayılmıyor! Vatansever sadece kendileri olduğu için, bunun ölçüsünü kendi hasta kafaları belirlediği için kendileri dışında herkes kötülüğü hak etmiş oluyor! Aslında Süleyman Soylu akşamları kafasını yastığa koyduğunda başta demokrasi güçleri, Kürtler ve kadınlar olmak üzere muhaliflere nasıl kötülükler yapacağını düşünmektedir. Gerçekten de Süleyman Soylu ve emrindeki güçler her gün Türkiye’nin tüm insanlarına bu kadar da olmaz dedirttiriyor. Süleyman Soylu çok yaratıcı, her gün insanları şaşkınlıktan şaşkınlığa uğratıyor. Bu konuda gerçekten çalışkan. Kötülükler yöntemi bakımından marifetli. Bazıları ‘içişleri bakanı işini yapıyor’ derken kastettikleri bu. Tabi ki Soylu ile aynı kafada olanlar Soylu’nun yaptıklarını iyi bulur.

İnsan hakları örgütleri ve gazeteciler onun içişleri bakanlığı döneminde uyguladığı tüm yöntemleri sıralasalar herhalde kötülük yöntemleri bulmada rekorlar kitabına girebilir, Soylu. Devletine toz kondurtmak istemediği için ucu devlete dokunacak şeylere değinmeyen Sedat Peker’in Süleyman Soylu için söyledikleri kötülüklerinin yüzde biri olmasa da, Soylu’nun nasıl bir kötülük prensi olduğunu ortaya koyuyor.

Süleyman Soylu’nun bırakalım şu insana, şu topluluklara yaptıklarını; insan hakları derneği üyeleri yaşlı insanlara ne yaptıklarını, nasıl copladıklarını ve yerlerde sürüklediklerini herkes biliyor. Bu insanlara bunu yapanlar demokrasi mücadelesi yürütenlere, Kürt halkının özgürlük mücadelesini verenlere neler yapmaz ki! İşkenceler karakollardan sokaklara taşmıştır. Karakolların duvarlarının dili olsa neler söylemez ki! Bu Süleyman Soylu’nun polis şeflerine verdiği sözlü talimatlar açığa saçılsa neler ortaya çıkmaz ki! Karakollara düşen Kürt genç kız ve erkeklerine ‘istediğinizi yapabilirsiniz’ talimatını polis şeflerine, içişleri bakanına bağlı jandarmalara kimler vermiştir? Van’da iki Kürt insanını helikopterden attıran, birini öldüren, diğerini sakat bırakan kimdir? Polisler Kemal Kurkut’u neden açık bir biçimde katletmişlerdir? Çünkü Kürt gençleri, devrimciler ve onlar gibi düşünmeyenler vurulmayı hak eden insanlardır! Çok başarılı dediği polislerin gözü önünde Şenyaşar ailesi ortadan kaldırılıyor. Neden, çünkü onlar Kürt ve AKP’ye oy vermeyenlerdir.

Türkiye’de AKP ve MHP’li olmayan insanlara sorsunlar, Süleyman Soylu için yüzde 80’i dünyanın en kötü insanıdır der. Hatta Türkiye genelinde bir anket yapsınlar en az yüzde 60’ı Türkiye’nin gelmiş geçmiş en kötü iç işleri bakanıdır derler. Süleyman Soylu’un zamanında ne insan hakları, ne adalet kalmıştır. Tüm dünyada bu konularda son sırada olan bir Türkiye vardır. Tabi Süleyman Soylu ve Tayyip Erdoğan’a göre onlar Türkiye’yi sevmeyenlerdir; bu nedenle Türkiye’yi kötülüklerde son sırada gösterenlerdir. Bizim için de Süleyman Soylu’nun ne söylediği değil, Türkiye halkının ne söylediği ve dünyanın hak, hukuk, adalet ve insan hakları endeksini açıklayan itibarlı kuruluşların nasıl değerlendirdiği önemlidir.

Süleyman Soylu Kürt, Alevi ve kadın düşmanları için makbul insandır. Onlar Süleyman Soylu’ya iyilikler prensi ödülü verebilirler. Sedat Peker Süleyman Soylu’ya Süslü Sülü diyor. Herhalde kötülüklerini süsleyerek örttüğü için olmalı…

Kaynak: Yeni Yaşam Gazetesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir